7 Kocalı Hürmüz: Whoa, it’s raining men!
Bu akşam sevgili dostumla 7 Kocalı Hürmüz filmini seyretmeye gittik. Aslında başka filmi görmeye gitmiştik ama beceremedik. Hiç değilse Gülse Birsel’i seyreder biraz güleriz dedik.
Filmden çıkışta aramızdaki konuşma:
-Valla, ben de 7 koca istiyorum; hepsine yeterim vesselam!
-Tamamen katılıyorum, yalnız zaman kısıtlaması koymalı.
-Nasıl?
-Her üç senede bir bu yedilinin hepsi gitmeli, yerine yeni yedili gelmeli!
-Bravo!
İşte günümüzün tüketim toplumu ruhunun özel hayatlarımıza şahane bir yansıması! Gerçi biz boşanmayan bir neslin çocukları olduğumuzdan böyle atıp tutmamızın haricinde bir şey yapabildiğimiz yok. Havlayan köpek ısırmaz misali…Ama yapanlar o kadar çok var ki! Bazen insanların anlattıklarını dinliyorum da… Neler duyuyorum…Evli erkeklerin eşlerini aldatmak için tercihleri yine evli kadınlar oluyormuş mesela! Özellikle de 22-26 yaşlarında henüz hayatın tam tadını çıkaramadan evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış evli bayanlar revaçtaymış! Bir kere, evli ve çocuklu bayan evliliğinin bitmesi riskini göze alamayacağından, adamı çok fazla zorlamıyor. Minimum telefon, ayrılışta minimum rahatsızlık verme…Üstelik göz dağı verme, şantaj yapma riski neredeyse hiç yok! Oyunun kuralları çok ince ayarlarla belirlenmiş durumda.
Ben erkek arkadaşlarımın yalancısıyım, elçiye zeval olmazJ
Kadınlar ise aldatırken süper başarılı. Karda yürüyüp iz bırakmıyor. Öğrendiğim kadarıyla evli kadınların tercihi ise genç erkekler. Şirkete yeni başlamış çocuklardan tutun da spor eğitmenlerine kadar durum ilerliyor. Buradaki amaç; bütün akşam TV karşısında göbeğini kaşıyıp tek kelime konuşmayan kocalarının aç bıraktığı heyecanları doyurmak.
7 kocalı hürmüz haftanın her gününe 1 koca sığdırıyor. Kimimiz ise daha bir taneyi bulamamaktan yakınıyor. İnsanoğlu…Tatmin etmek ne mümkün!

