Ağva-24 saat özgürlük

Seniz, 30/10/2009 11:44 pm

Image00001Geçen akşam yola çıkıp kendimizi Ağva’ya attık eşimle beraber. Amaç sadece ertesi öğleden sonraya kadar kafa dinlemekti. Bazen sadece 24 saat içinde istediğin saatte uyumak, istediğin kadar hiçbirşey yapmadan oturmak bile lüks oluyor etrafta 1,5 yaşında bir ufaklık varken.

  Yola çıktığımızda hava çoktan kararmıştı. Ağva’ya giden yol şaşırtmacalarla dolu. Yolun ortasında çukurlar mı ararsınız, devamlı zig-zaglar şeklinde trafik işaretlerinin arasında slalom yapmak mı ararsınız…Bir de yarım saat sonra, havadan gözümüze ok atılıyormuşçasına başlayan yağmur kendimi bir korku filmi seyretmeye başlamışım gibi hissettirdi. Otele giderken saptığımız tabelalardaki yer isimleri bile o kadar fiktifti ki sanki biraz önce birisi uydurup tabelayı koymuş gibiydi: Kabakoz, Şuayipli, Hilmili…bilmem anlatabildim mi? Sonra karanlığın ortasında kaybolup yol soracak birini ararken aklıma geldi:

-Şimdi, yaşlı bir adama denk geleceğiz ve adama otelin ismini söyleyince, adamın suratı değişecek. Bize oraya gidenlerin bir daha dönmediğini söylecek, diyiverdim eşime. Eşim güldü geçti. Bense tam gerilmeye başlamıştım ki, otelin tabelasını gördük.

 İçeri girer girmez sevdim orayı. Hele sabah herkesten önce uyanıp da derenin önünde geçirdiğim 1 saat öyle huzur doluydu ki o anda orada olduğuma şükrettim. Okudum, cicicee.com için aylık köşe yazımı yazdım ve dahası öylesine boş boş oturduğum 15 dakika geçirdim. Bu benim için herhalde bir ilk. Ya yaşlanıyorum ya da artık yavaşlıyorum :)

 Bir dahaki sefere Ağva’ya Melis ile gitmeyi çok isterim. Orada bir sürü şey bana kızımı hatırlattı. Keşke olsaydı dediğim zamanlar oldu ama yine de o günü Melis’siz geçirdiğime pişman değilim. İnsanın bazen hayattan bir “dur zamanı” alması gerekiyor ve bu da ne yazık ki sevgi yumaklarımızla pek olmuyor. İnsanın çocuğuyla her anını birarada geçirmesinin çocuğun kendine güveniyle ilgili sorunlar getirdiğini söylüyor pedagoglar. Nedenini bilmiyorum ama çalışan annelerin çocukları için de aynısı söylendiği için çok fazla sorgulamıyorum. Geçirdiğim Melis’siz zamanların tadını çıkarmaya çalışıyorum ama eve dönmek için her zaman sabırsızlanarak…Bu bana birgün Melis’in yaşamayacağı bir eve dönmenin ne kadar keyifsiz olacağını hatırlatıyor bir an, sonra düşünmemeye çalışıp kendimi o günlerin çok uzakta olduğuna inandırıyorum…

Yorum yazın

Switch to our mobile site