Anne beyni
Haftasonu, Katherine Ellison’un “The Mommy Brain: How Motherhood Makes Us Smarter” kitabından bazı alıntılar okudum. Sonuna kadar katılıyorum, annelik insanı daha zeki kılıyor. Yalnız benim burada zekadan anladığım IQ artışından ziyade; daha çok verimlilik, sezgilerde ve duygusal zekada artış, daha esnek olabilmek demek.
Sezgiler derken aklıma ilk gelen hamileliğimin 2. ayında katıldığım bir yemek daveti geliyor. Eski şirketimin genel müdürü elemanları için özel makarna çeşitlerinden pişirmişti. Herkes afiyetle yedi;ben hariç. “Bu makarna çok acı, siz fark etmiyor musunuz?” diye sızlandım. İki çatal yedim ve bıraktım. Sonradan ortaya çıktı ki makarna sosu yapımında bol bol şarap kullanılmış. Hamileliğim tat alma sezgimi öyle güzel arttırmıştı ki vücuduma alkol almamı engelledi.
Yapılan araştırmalara göre, anneler motivasyon, korkusuzluk, birden fazla işi aynı anda yapabilme ve stresle başa çıkabilme konusunda bir artış yaşayabiliyorlar. Bana çok heyecan veren yeni bir araştırmaya göre ise kadınların doğum ve emzirme sırasında salgıladıkları oxytocin hormonu annelerin öğrenme ve hafıza kapasitelerini arttırıyor.
Gerçi bana soracak olursanız,anneliğin faydalarından en açık seçik görüneni duygusal zekadaki artış. İlk defa anne olduktan sonra hayata bir başkasının gözüyle bakmaya başladım. Düşünün; hayatımız boyunca herhangi bir insanla herhangi bir sebepten anlaşamadığımızda kimbilir kaç defa arkamızı dönüp gitmişizdir. Açıkçası benim listemdeki isimleri say say bitmiyor. Ama çocuğunuzu terk edip gidemiyorsunuz; en azından iyi bir anne olmak istiyorsanız… Onun yerine, onun bakış açısını yakalayabilmek için zihninizi esnetmeniz gerekiyor. Ne mutlu ki ben bunu anne olmadan da becerebilen dostlara sahibim. Ama benim gibi anne olmadan önce duygusallığı ikinci sınıf bir özellik gören bir insandaki değişiklik son derece açık; üstelik kendi kendime bunu itiraf etmem yetmiyor, cümle alemle de paylaşıyorum tüm bu duyguları…Bir arkadaşım bana “Sana ne oldu, eskiden kartal gibiydin, şimdi serçeye döndün!” dedi bir kez. Tabii bu iyi birşey mi bilmem ama işte öyle oldum… En azından artık film seyrederken ağlayabiliyorum, boğazım düğüm düğüm oturmuyorum sinema salonunun ortasında.
Etrafımdaki bazı arkadaşlarım nasıl olup da birçok şeye aynı anda yetişebildiğimi merak ediyorlar. Bence anne olarak boşa harcayacağım zamanın olmadığını fark etmemden kaynaklanıyor bu kadar yere elimin yetişebiliyor olmam. Zamanımı eskisinden çok daha iyi yönetebilmeye başladım. Evim birdenbire kaotik bir hale girebildiği için artık kaosu ve zor insanları da daha kolay göğüsleyebildiğime inanıyorum.Eski Amerikan Dışişleri Bakanı Madeline Albright’a anne olmanın hangi yönünün ona iş hayatında faydalı olduğu sorulduğunda şöyle cevap vermiş: “İnsanların birbiriyle güzellikle oynamasını sağlamak”!


çok güzel yazmışsınız, bir de şöyle derler, anne olduktan sonra beyinde odacıklar açılırmış
İnanırım! O beyne sığacak o kadar çok biribirinden ayrı özellik, beceri ve bilgi yerleştimek zorundayız ki odacıklar da açılır, teraslar da..:)