Barbie’ye savaş

Seniz, 01/06/2010 1:25 pm

 Benim “geç” çocukluğuma yetişen Barbie bebekler büyük bir başarıyı senelerdir sürdürüyorlar. Yaratıcı şirket Mattel bugün 5,4 milyar dolarlık bir şirket. Tamamen bir pazarlama harikası. Kız çocuklarını trend olan her türlü kıyafet ve aktiviteyle kalplerinden vuruyor ve karlarına kar katmayı sürdürüyorlar.

 2006 yılında başka bir oyuncak şirketi Liv bebeklerini piyasaya çıkarıyor. Projeyi yürüten iki bayan günümüzün bebek pazarındaki rekabeti sadece Barbie gibi bebeklere karşı değil, video oyunları, televizyon, cep telefonlarına karşı da görüyor ve pazara bunun bilinciyle giriyorlar.

Ve işte başarı! Kız çocukları mütevazi dört kız arkadaş ile ilk önce www.livworld.com aracılığı ile tanışıyorlar. Bu websitesine baktığımda video oyunları, dört arkadaşın elektronik olarak çevirebildiğiniz son derece renkli ve heyecanlı günlükleri görüyorum. Liv bebekleri sadece kız çocuklarının estetik zevkine hitap etmiyor, ayrıca bu websitesinin sayesinde daha gerçek ve daha ulaşılabilir hale geliyorlar. Çocuklarda hayranlık uyandırıyorlar ama astranot Barbie veya polis memuru Barbie’nin tersine, bir o kadar da gerçekler.

Bebekler piyasa çıktığı senenin noelinde yok satıyorlar. Bunun üzerine, Barbie’nin yaratıcısı Mattel de sanal dünyada varım diyecek aksiyonlar alıyor. Ancak sonuç iyi olmuyor. Liv bebeklerinin yaratıcıları olan Spin Master’s ise kız çocuklarını oyuncak bebeği günümüzün yeni oyun mecrası olan internet ile iyi bir Harman yaparak başarısını arttırmaya devam ediyor. Benim bunlardan anladığım günün değerlerini yakalayabilmenin her sektörde olduğu gibi oyuncak sektöründe de ne kadar önemli olduğu. Kısaca: “Oyuncak önemli ama içerik daha da önemli!”

NOT: Zaten Barbie bebeklerini oldum olası sevmedim, hiç de oynamadım. İnanmazsınız, ben 3 yaşından itibaren hep kitap okudum:) Kızkardeşimin hatırı için anneme iki tane Sindy bebek aldırıp alışılagelmiş bebek oyunu konseptinin dışına çıkarak elektrikli süpürge yaparken birdenbire uçmaya başlayan Sindy, evinde tırtıl besleyen Sindy vs. şeklinde maceralarım oldu. Barbie’nin incecik bacaklarının yanında Sindy’nin tombul yüzünü hep daha fazla sevdim.

Yorum yazın

Switch to our mobile site