Bayanlar nereye koşuyor?
Bu sene renkli bir kış geçirmek istiyorum. Yeni şeyler öğrenmek, yeni insanlar tanımak, yeni yerler görmek istiyorum. İşe her Pazartesi akşamüstü gideceğim bir kişisel eğitim programına kaydolarak başladım. Oniki hafta sürecek olan bu programda hayatımı daha zevkli hale getirecek birşeylerin bana ilham vereceğini ümit ediyorum.
Inspiro, katılımcıların sayısının max. 10 olması gereken bir program ve tahmin edin 10 kişinin yüzde kaçı erkekti? Sıfır! Kadınlar adına gurur verici, erkekler adına ne demem gerektiğini bilmediğim bir şey. İki gündür aklıma geliyor ara sıra nedendir bu diye. Bu programa hiç erkek katılımcının olmaması programın konusunun biraz soyut olması mıydı? Yoksa sebep erkeklerin sosyal baskının etksiyle bir kişisel gelişim programına yazılmayı kendilerine yedirememeleri kadar yalın mı?
Üniversite sınavlarına hazırlanırken, psikoloji okumayı çok istemiştim. Annemler karşı çıktılar. Günün birinde sapığın teki danışanım olur da bana musallat olur diye! Şimdilerde bunun ancak Amerikan filmlerinde olabileceğine inanamaya başladım. Ben psikoloğa gitme konusunda kendisiyle barışık olabilen erkeklerin Türkiye’de azınlık olduğuna inanıyorum. Yani ben boşu boşuna psikolog olmamışım. Psikolog olsaydım, kapımı çalacak erkeklerin tek tük olacağına inancım gün geçtikçe güçleniyor. O tek tük erkeğin geliş sebebi ise muhtemelen eşleri olurdu.
Pazartesi akşamı, sözünü ettiğim bu çalışmadan eve geldiğimde, ilk iş gittim, TV seyretmekte olan eşimin eline Malcom Gladwell’in bir kitabını verdim. Okumasını ve haftaya kitap üzerine konuşacağımızı söyledim. O da, nasıl olsa benim kadar çok okumadığı ve araştırmadığı için sürekli benim konuşacağımı, bu egzersizin bir faydasının olmayacağını söyleyip Alman kanalındaki Godzilla filmini seyretmeye devam etti!
Peki, Türkiye’deki bayanlar nereye koşuyor? Sevgili kızım büyüdüğünde, yaş dengi erkeklerle arasında büyük bir uçurum mu olacak? Yoksa, kadınlar kendilerini geliştirmek için çabalarken, erkekleri de tutup yanlarına çekebilecekler mi? Aksi takdirde çok yakın gelecekte kadın sosyal zekasına bir de bilgi dağarcığını ekleyip erkeğe yüksekten bakmaya başlamaz mı?
Kızım için böyle bir gelecek istemiyorum. Kadın ve erkek birbirini dengelemeli. Ama bu dengeyi sağlamak için bayanlar son hız kendilerini geliştirmeye ve artık iş dünyasında “Biz de varız!” demeye hazırlanırken, erkeklerin yapacağı maksimum efor sadece spor salonuna gidip ter atmak mı olacak? Erkek annelerine bu konuda ciddi bir iş düştüğüne inanıyorum. Bu bir eğitim işi, öğretim değil. 3 yaşındaki bir erkek çocuğu anaokulunda yapacağı faaliyet grubunu seçerken, “Bale kız işi, ben bale yapmam!” diyorsa, öğretimden önce eğitim çoktan gerçekleşmiş demek değil midir?

