Beslenme
Anneanne ve babaanne elinde büyüyen çocukların kilolu olma ihtimalinin daha yüksek olduğu haberini belki yakalayanlar olmuştur. Farklı iki yerden bu haberi alınca, paylaşmadan edemedim. Gerçi bu konuda deneyimi olanların, zaten bu haberi okumadan bildiği bir gerçek…Eğer sizi de büyükanneniz büyüttüyse veya çocuğunuza anne/kayınvalideniz bakıyorsa, çikolata, patates kızartması ayırt etmeden herşeyi torunlara yedirmenin bir klasik olduğunu herhalde deneyimlemişsinizdir.
Kızım anneannesinde geçirdiği 2 günden sonra eve döndüğünde her zaman yeme problemi yaşıyor. Tabii ben de yedirme problemi! Sanırım orada kaldığı 2 günde yediği yemek miktarı 10 günlük yemek miktarına denk geldiğinden, bünyesini dengeleyebilmek adına bir süre rejime giriyor. Annem, Melis’in onda kaldığı günlerin sonunda, her fırsatta gırtlağından yemek sokmuş olmanın özgüveni içerisinde, sevgili (!) doldurulmuş Şükran Günü hindisini tartıp ona 1-2 gün içerisinde kaç gram aldırdığını hesaplıyor (Buradan da anladığım, Melis onun evine adım attığı anda tartmış olmalı ki karşılaştırabiliyor olsun!) ve bana telefonla müjde veriyor.
Melis’in genetik mirasından ötürü kilo sorunu olacağını hiç düşünmediğimden ve annemin evinde doğru dürüst yağlı yemeklerin pişmediğini şahsen deneyim etmiş biri olarak, beni bu haber pek rahatsız etmiyor. Ancak bir süredir etrafımda dikkatimi çekecek kadar kilolu çocuk görmeye başladım. Demek ki Amerika’ya mahsus sandığımız obezite problemi yavaş yavaş kapıyı aralamaya başlamış. Haddim olmadan, kilo almaya meyilli çocuğu olanlara dikkat etmelerini öneririm. Herhalde en iyisi bu konuda anne ve kayınvalideleri iş birliğine çağırıp ortak hareket etmeye çalışmak…
March 3, 2010
Binlerce yıldır süregelen çay yapıp içme geleneği iyi sebeplerle başlamış ve devam etmiştir.
Çay insanın ruhunu dinlendirir, istediğiniz anda kendinizi şımartabileceğiniz az kalorili bir kaçıştır ve sayılmayacak kadar çok faydası vardır. Çayın içerisindeki polifenoller kalbinizi koruruken, antioksidanlar kansere yakalanma riskinizi düşürür. Bazı çay çeşitleri bağışıklık sistemini güçlendiren besleyici öğelere sahiptir.
Ve en güzel tarafı, özellikle bebeğinizi beklerken bazı çay çeşitlerinin size getireceği faydalar
Öncelikle doğru çay çeşitlerinin seçilmesi durumunda, vücudunuza günlük almanız gereken su miktarını tamamlamaya yarar. Aksi takdirde günde 2 lt su içmek bazen çok sıkıcı olabiliyor.
Rooibos çayı antioksidan özelliği ve kafeinsiz olma özelliği ile iyi bir seçenek olabilir.
Zencefil çayı mide yanmanızı, nane çayı mide bulantılarınızı, papatya çayı ise uykusuzluğunuzu gidermede yardımcı olabilir.
Frambuaz yaprağı bulabilir ve çayını yapabilirseniz, bingo! Birçok ebenin ve bitki uzmanının görüşüne göre rahim kaslarının tonajı üzerinde etkili olan frambuaz yaprağı, doğum esnasında kasılmaların çok daha verimli olmasını sağlayacaktır.
Ayrıca benim fanatiği olduğum rezene, anason ve biberiye karıştırarak yaptığım ve hala da bazı akşamlar içmekten keyif aldığım çay, hamilelikte çokça muzdarip olduğum gaz sorununu gidermede yardımcı oluyordu.
Hamilelikte içilmemesi gereken çay var mı?
Aslında var. Benim çok yerde karşıma çıkan ve sanırım antidepresan etkisi olan sarı kantaron çayına dikkat! Buna karşı hamilelikte birden çok yerde uyarı okudum. Özellikle “relax” çayı diye satılan karışımların içine koyuyorlar, uyarırım!
Ayrıca laksetif etkisi olan çayları, mesela ısırgan out çayı, doktorunuza sormadan almayın diye tavsiye edebilirim. Benim doktorum emzirme süresinde bile izin vermemişti.
ÖNEMLİ NOT: Aşağıdaki linkte bulacağınız yazıda, çayların hamilelikte 2 fincandan fazla tüketilmemesine dikkat çekilmiş. Bilginize. http://www.anneoluncaanladim.com/icerik.asp?id=1077
August 12, 2009
Ciğer ve diğer sakatatlar. Ciğer yüksek miktarda A vitamini içerir ve bebekte deformasyona yol açabilirler. AB’ye girsek yok edeceğimiz (!) sakatatları ise hamileliğiniz, hatta emziriken bile sofranıza getirmemenizi tavsiye ediyor doktorlar.
Kafein. Benim için ilk 4 ay kahve kokusu midemi en çok bulandıranlardan olduğundan şanslıydım, hiç kafein almadım. Daha sonra ise günde 1 ince bellide çay içip haftada 1 kez de Türk kahvesi içmeye kendime izin verdim. Benim kafein aliminda bu kadar katı olmamın sebebi kalp atışlarımın ani şekilde hızlanmasıydı. Biliyorsunuzdur; bebeğinizin kalp atışları da size bağlı hızlanıp yavaşlıyor. Bu durumda kafein alımını sınırlandırmanızı tavsiye ederim.
(more…)
May 24, 2009
BALIK SEVMİYORUM DİYENLERE: SOMON BURGER
Eminim haberiniz vardır ma ben yine hatırlatıyım: Hamileyken omega-3 ihtiva eden balık tüketmeniz gerekiyor. Ben diyetisyen değilim ama bildiğim 2 tür balık bu ihtiyacınızı karşılıyor: somon ve ton balığı..
Evet, hamileyken kimizinin canı balık hiç çekmez ki ben onlardan biriydim ama gayret edin..
İşte size yeni elime geçen, sizin de iştahınızı kabartacağını düşündüğüm bir tarif:
Servis: 4 kişilik
Kalori: 190 kalori
1 adet kırmızı soğan
5-6 yaprak taze fesleğen
1 dilim somon fileto
1 yumurtanın akı
Tuz, karabiber ve acı aşerenlere yarım çorba kaşığı acı sos
4 adet kepekli sandviç
Hazırlanışı: Soğan, fesleğen, tuz, karabiber ve somonu mutfak robotunda çek.Acı sos ve yumurta akını da ekleyerek tekrar çek. 4 eşit parçaya ayırıp köfte şekli ver. Yapışmaz yüzeyli tavada sıvıyağını kızdırıp köfteleri pişir. Ekmek diliminin arasına koyup karamelize soğan ve marulla servis yap. İkinize de afiyet olsun!
*Women’s Health Magazin Dergisi
FIRINDA ISPANAK
(Bu tarifi niçin kol böreğine tercih edeceksiniz? Çünkü içinde bolca bulunan ıspanak A, C, E ve B grubu vitaminleri ile demir, magnezyum, fosfor ve iyot mineralleri açısından oldukça zengin bir besindir. Ayrıca yine bu tarifte cömertçe kullanacağınız peynir size ek kalsiyum kaynağı sağlar.)
Servis: 4 kişilik
500 gr ıspanak (yaprak+kökleri)
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı un
1 çay bardağı sıvı yağ
3 yumurta
1 küçük rendelenmiş soğan
1 kalıp parçalanmış az yağlı beyaz peynir
tuz-karabiber
üste rendelenmiş kaşar
Hazırlanışı: Ispanak hariç hepsini öncelikle karıştır. Daha sonra bu karışıma ıspanağı da ekleyip tekrar karıştır. Daha önceden ısıtılmış fırında 180 derecede 30-35 dakika pişirilir.
*Annemin tarifi! Evlendikten sonra ilk pişirdiğim ilk yemekti, eşim “Benim için çok sağlıklı” dedi!
AKDENİZ USULÜ TONBALIĞI SALATASI
Servis: 2 kişilik
1 adet 160 gr’lık konserve diyet tonbalığı
90 gr roka
340 gr közlenmiş kırmızı biber
1 adet 160 gr’lık enginar göbeği
1 adet iri olgun avakado
90 g zeytin
Sos: Balsamik sirke, zeytinyağı, tuz
Hazırlanışı: Rokayı yıkayıp süzün. Enginarları ikiye kesin. Avakadoları küp küp kesin, çok küçük olmasın. Rokayı balsamik sirkeli sosla karıştırın ve iki salata kasesine bölün. Her iki kasenin ortasına önce ton balığı sonra da enginar göbeklerini, biberleri, zeytinleri ve avakadoyu paylaştırın.
*Dr. A. Walker-C Humphries-Hamilelikte Sağlıklı Beslenme
BROKOLİ VE PEYNİR ÇORBASI
(Niye bu tarifi çikolatalı pastaya tercih edeceksiniz? Çünkü Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, adeta bir vitamin deposu. A, E ve C vitaminleri bakımından zengin olduğu ve çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine karşı güçlü bir silah. Üzerine ekleyeceğiniz peynir ise hamilelikte tüketimini arttırmanız gereken calcium ihtiyacınız için birebir)
Servis: 2 kişilik
1 tatlı kaşığı tereyağı
½ orta büyüklükte rendelenmiş soğan
1 diş ezilmiş sarımsak
2 bardak brokoli çiçekleri
1 orta boy patates
2 ½ bardak tavuk suyu
¾ bardak tam yağlı süt
½ bardak rendelenmiş dil veya kaşar peyniri
Hazırlanışı: Tereyağını eritin. İçine soğan ve sarımsağı katıp yaklaşık 5 dak. karıştırın.
İçine brokoli, patates, tavuk suyunu katıp yüksek ateşte kaynatın. Yavaş ateşi kısıp kapağını kapatın ve brokoli ve patatesin pişmesini bekleyin. 7 dakika sonra teşten alın ve ılımaya bırakın. Ilındıktan sonra el belnderı ile püre haline getirin. Sonra tencereye geri döküp süt ve peyniri içine ekleyin. Kaynatmadan sadece peynirler eriyinceye kadar çorbanızı ısıtın. İkinize de afiyet olsun!
YULAFLI KURABİYE
(Bu tarifi niçin un kurabiyesine tercih edesiniz? Çünkü fit bir hamile olmak istiyorsunuz ve tatlı aşermenizi gidermeye çalışırken bile bunu bebeğinize daha faydalı hale getirmek istiyrosunuz.)
Servis: Yaklaşık 15 adet kurabiye
3 ½ su bardağı yulaf ezmesi
1 su bardağı kuru üzüm
3 yumurta
1 su bardağı kahverengi şeker
1 su bardağı kepekli un
1 su bardağı sıvı yağ
2 çay kaşığı kabartma tozu
½ çay kaşığı tuz
Hazırlanışı: Fırını 190 derecede ısıtın. Üzümlerin üstünğ örtecek kadar kaynar su dökün, biraz bekletin. Kalan bütün malzemeyi karıştırın. Sonra üzümü ilave edin. Tatlı kaşığı ile üzeri yağlı kağıda 5cm. aralıklarla koyun. 12-15 dak. pişirin.
ÜZÜM SUYU MUHALLEBİSİ
(Bu tarifi niçin baklavaya tercih edeceksiniz? Çünkü kalsiyum, potasyum,sodyum, demir yönünden zengin olan üzüm, ayrca A, B1,B2, C vitaminleri açısından önemli bir besin kaynağıdır. Bu tarif almanız gereken vitaminleri yemenin en tatlı yollarından biri!)
Servis: 4 kişilik
1 lt taze kırmızı üzüm suyu
1 su bardağı iri taneli mısır unu (genelde Karadeniz’den geliyor)
3 çorba kaşığı silme toz şeker
Hazırlanışı: Üzüm suyundan mısır ununu bir kapta ıslatacak kadarını ayırıp beraberce karıştırın.
Aynı zamanda geri kalan üzüm suyunu kaynatın. Kaynadığında ıslatmış olduğunuz mısır ununu kaynayan üzüm suyuna yedirin. Yine kaynadığında ateşi kısın ve yaklaşık 15 dakika daha kendi kendine kaynamasına izin verin. Aksi takdirde üzüm suyunun çok keskin kokusu kalıyor.

ZENCEFİLLİ MUZLU SMOOTHIE
(Bu tarifi niçin Cola’ya tercih edeceksiniz? Çünkü B6 vitamini, potasyum ve folik asitten zengin olan muz, bebeğinize fayda sağlarken, zencefil de sizin mide yanmanızı rahatlatacaktır.)
Servis: 1 kişilik
3/4 su bardağı soğuk süt
¼ su bardağı soğuk su
1 adet muz
1 baş rendelenmiş taze zencefil
1 tatlı kaşığı bal
Tüm malzemeleri blenderda karıştırın. Afiyet olsun!
May 24, 2009
“Yaşasın hamileyim, istediğim kadar yerim” mi diyorsunuz? Diyebilirsiniz ama alacağınız kiloların sadece size değil, bebeğinize de zararı olacağını unutmayın!
Diyoruz ki; “hamilelikte sigara içmem”, “alkol deseniz ağzıma koymam!” Peki niye? Bilimsel olarak önümüze yıllardır sunulan verilere göre bunların bebeğimize zarar vereceğinden korkarız da ondan..Şimdi size başka bir bilimsel veri daha versem ve desem ki hamileyken yediğiniz sağlıksız besinler, ekstra kilolar ve yağlanmalar da bebeğinizin geleceğini etkileyecek ve ileride obezite ihtimalini arttıracak….O zaman ne yaparsınız? Yemeğe devam eder misiniz hergün hamburgerleri, baklavaları? Hiç sanmıyorum! Çok önemli bulduğum bir araştırmayı sizinle de paylaşmak istiyorum:
(more…)
May 24, 2009
Hamilelikte aşerme dedikleri ve sizin de aklınızı başınınızdan alarak yemek yemenize sebep olan krizler geliyor ve aldığınız kilolara artık karşı koyamıyorsanız, işte size 5 küçük ipucu:
(more…)
May 24, 2009
Hamileliğimin ilk 4 ayı mide yanmalarıyla geçti. Genelde insanlar mide bulantısından yakınır ilk aylarda. Bense mide yanmasından müzdariptim. İlk aylarda çok fazla rastlanmamasından dolayı, bu konuda pek yandaş bulamadım . Ne sıkıntılarımı paylaşabileceğim ne de mide yanmasını aza indirebilmek için fikir alabileceğim birilerini bulabildim.
(more…)
May 24, 2009
Fit hamile olabilmek demek illaki en favori tatlınızdan olmak değil! Yale Üniversitesinin bir araştırması, haftada 5 ya da daha fazla çikolata yiyen hamilelerin haftada sadece 1 kez ya da daha az yiyenlere oranla preeklempsi (*) riskinin daha düşük olduğunu gösteriyor. Özellikle bitter çikolata preeklempsiyi önlediği iddia edilen kardiovasküler faydasından dolayı prim yapmış durumda, duyurulur!!
Benim bu konuda tavsiyem, marketlerde 75%-80% oranda kakao içeren bitter çikolatalardan tüketmeniz. Ayrıca Starbucks dükkanlarında kasada satışta bulabileceğiniz “organik bitter çilolatayı” da tavsiye ederim.
(*)Preeklampsi nedir?
Preeklampsi ve eklampsi yanlızca insanlarda ve yanlızca gebelik döneminde ortaya çıkan, gebeliğin normaldışı seyrettiği bir durumdur. Henüz ne olduğu tam olarak bilinmeyen bir uyaran tansiyon yükselmesine neden olur, idrarla protein kaybı başlar ve normalde damarlar içinde tutulması gereken sıvının büyük kısmı vücut boşluklarına kaçarak aşırı kilo alımına ve ödem oluşmasına yol açar.
May 24, 2009
Kanada kutup bölgesindeki Inuit Kadınlar’ın yaptığı bir araştırma, hamileliğinin son 3 aylık döneminde yüksek miktarda omega-3 yağlı asitleri tüketen annelerin bebeklerinin, yeterince omega-3 tüketmeyen annelerin bebeklerine oranla görsel, zihinsel ve motor gelişimlerinin daha ileri düzeyde olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, göbek kordonundan alınan kanda ölçülen besin değerlerine göre bebeklerin 11. aydaki gelişimlerini değerlendirdiler ve araştırmadan “hamile bayanların özellikle de hamileliklerinin son 3 ayında omega-3 asitleri içeren besinleri almaya dikkat etmeleri gerektiği” sonucuna vardılar.
(more…)
May 22, 2009
Aşağıdaki tabloda her gün hangi yemek grubundan ne kadar yemeniz gerektiğini bulabilirsiniz. Ayrıca, bu porsiyonlara günü gününe ne kadar uyduğunuzu görmek için bu haftalık basit çizelgeyi print edip doldurabilirsiniz.
Bu tabloyu doldururken unutmamanız gereken aslında birçok besinin birden fazla gruba karşılık geliyor. Örneğin; 1 porsiyon kalsiyumlu besin, genellikle protein grubunda almanız gereken 1 porsiyonu da karşılıyordur.
Açıkçası ben hamileliğimde her zaman bu kurallara uyamadım ama en azından her akşam yatmadan önce doldurduğum hamile günlüğümdeki bu çizelge ile ertesi gün neyi yemeye öncelik vermem gerektiğini gördüm ve bunlara sadık kalmaya çalıştım. Herşey bebek için değildi, vücudumdan birşeylerin hızla çekildiğini hissediyordum bazı günler. Ne zaman beslenmeme dikkat etmediysem, o dönemlerde ağzımda uçuklar çıktı, diş etlerim kanadı. Derler ya bir müsibet, bin nasihattan iyidir diye; bunlar olmasın diye gayret ettim doğru ve tam beslenmeye!
Peki şimdi diyeceksiniz ki “ben diyetisyen miyim, nereden bileyim hangi yemekte ne kadar ne var!”, değil mi? Ama yapmayın, eminim portakalda Cvitamini olduğunu biliyorsunuzdur. Veya yoğurdun hem protein hem de kalsiyum kaynağı olduğunu..Gerisini internete bırakın, çok kolay! Google’a -brokoli- yazın, hemen brokolinin faydalarını göreceksiniz. Ben kiwinin ve narın müthiş C Vitamini kaynağı olduğunu, veya baklagillerden demir alındığını hamileliğimde öğrendim. Aslında şimdi öğrenmeniz iyi çünkü bebeğiniz 6 aylık olduktan sonra, ek besinlere geçtiğinizde, pişirdiklerinizin faydasını bilerek bebeğinize vermek çok önemli.

April 28, 2009