Doğum sonrası yardımlaşma

Seniz, 24/05/2009 3:14 pm

by Esra Demirbilek İlterKadın olmanın en güzel yönü nedir diye sorulduğunda alınan en fazla cevap “anne olmak” olmasına rağmen, bir kadına kadın olmaktan yorulduğunu hissettiren de yine “anne olmak”…  Hele “yeni anne olmak”!! Ne yazık ki, birçok kadın bu ikilemi yaşıyor olduğundan suçluluk duyuyor ve suçluluk duydukça da doğum sonrası depresyonundan çıkması zorlaşıyor.

 Peki nedir doğum sonrası depresyonu? Gerçekten var mı yoksa ismini son yıllarda duymaya başladığımız “panik atak” gibi günümüzün getirdiği son moda bir ruh hali mi?

 Doğum sonrası (postpartum) depresyonunun tıbbi açıklamasını basite indirgediğimizde  hormon seviyelerinin değişmesinden kaynaklanan ve doğumun hemen sonrasına başlayan bir dönem olarak karşımıza çıkıyor. Östrojen ve progesteron hormonlarının seviyesinin doğum ile ciddi  bir şekilde düşmesi, sizi –yeni anne-yi de beraberinde yere serebiliyor. Hiç bana olmaz, ben hayatımın en mutlu günlerinde ne depresyonuna girecekmişim demeyin.. Bir hatırlayalım her ay gelişini bize ağlama krizleriyle, sinir bozukluklarıyla müjdeleyen adet kanamalarımızı… Bu dönemi hafif atlatıyor ya da zor atlatıyor diye biz kadınları ikiye ayırmak bile mümkünken, doğum sonrasında kadın biyolojisinde meydana gelen fevkalade değişikliklerin üzerimizde hiçbir etkisi olmayacağını düşünmek  kendimize haksızlık olmuyor mu? Doğru, büyük bir mucize bu doğanın bize sunduğu..ama kendimize biraz avans verelim, bu kadar güçlü görünmeye çalışmamız gerekmiyor!

 Şimdi sizinle beraber gizlice bir hastane odasına girelim ve daha bir saat önce doğum yapmış olan “içimizden herhangi biri”nin ne hissettiğini duymaya çalışalım:

 “Canım çok acıyor, ama kendimi toparlamalıyım, birazdan bebeğimi kollarıma alacağım”..

 “İşte geldi, prens(es)imi artık görebilir, ona dokunabilirim”

 “Aman Allah’ım, bu pembe suratlı, basık burunlu, patlak gözlü bebek benim mi? Karışmış olmasın? Yok yok, bu bizim aileden kimseye çekmiş olamaz, bu işte olsa olsa kayınvalide-kayınpederin bir parmağı vardır!”

 “Hadi bakalım, süt içmeye getirdiler, sütüm acaba gelecek mi, ya yetmezse?  bebek doğduğu gibi aç kalakalırsa?”

 “Neyse, içti sütümü, demek ki süt geliyor ama o nesiydi öyle sanki ısırır gibi? Hemşireye bir sorsam, benimki dişlerle mi çıktı karnımdan, olabilir mi diye?”

 “Kaçıncı misafirden sonra tuvalete girip başbaşa kalabileceğim kendimle?”

 “Doktor acaba karnımda bu bebeğin ikizini unutmuş olabilir mi?? Eskiden karnım şişti çünkü hamileydim, şimdiyse sadece karnım şiş!!”

 Tanıdık gelir gibi değil mi? Hissettiklerinizden utanmayın, tam tersi: Paylaşın! Yalnız kalmayın! Ağlayın! Yardım isteyin! Ailenizden yardım alın, arkadaşlarınızdan yardım alın, kocanızdan yardım alın..hatta profesyonel yardım alın! Hiç çekinmeyin!  Şimdi çekinirseniz, bilin ki bir iki ağlama kriziyle noktalayabileceğiniz doğum sonrası depresyonu, sizi bir şekilde ebeleyecek ve siz de onunla daha uzun bir süre kör-ebe oynamak zorunda kalacaksınız..

 Lütfen unutmayın! Bu günlerinizi unutmayın! Hatta özensiz de olsa kendiniz için notlar tutun..Çok ileride değil, daha bebeğinizin 1. doğumgününü kutlarken, açıp okuyun nerelerden geçerek o noktaya geldiğinizi.. kendinizle iftihar edin, artık tamsınız!  

 Ve  etrafınızda sizin geçtiğiniz yoldan geçenlere yardım edin.. sizden daha iyi onları kimse anlayamaz.. konuşmalarını sağlayın, paylaşmak ve sadece paylaşmak bu süreçte mucizeler yaratabilir..

Yorum yazın

Switch to our mobile site