Gece Uykuları
Kim derdi ki benim gibi “kurtlu” birisi yatağa girdiğinde kafası yastığa 5 kala uyuyacak? Eskiden yatağa giriş saatim ile uyuyuşum arasında yarım saat olurdu. Melis doğduğundan beri uykusuzluk sorunumu çok şükür yendim. Artık tam tersi, aldığım uyku yetmiyor. Geçen hafta 2 senedir uyuyamıyorum diye arkadaşıma yakınırken, gözlerimin dolduğu bile oldu.
Bebeğimiz varken, biz annelerin gecede 3-4 kez kalkmamıza normal gözle bakılıyor. Bebek 1 yaşına geldikten sonra bu durum değişmiyorsa, bir yerlerde hata var deniyor çocuk uykusuna dair yazılan yazılarda. Kendi tabirimce “Bırak, çatlayana kadar ağlasın” modeli uyku öğretme daha çok tercih ediliyor yurtdışında. “Bebeğin karnı toksa, altı temizse, hasta değilse, ağlamasında sakınca yoktur, bırakın yanına gitmeyin” diye de bu model destekleniyor. Benim kalbimin kaldıramadığı bir sistem bu. Bu işin doğrusunun, yanlışının olduğunu ise zaten düşünmüyorum. Bebek ağlarken arada bir yanına uğrayarak en sonunda pes edip uykuya düşmesini öğretmek, kabul etmeliyim ki çok daha çabuk öğreniliyor bebekler tarafından. Bunu deneyen tanıdıklarım şimdi koyuyorlar çocuklarını belli bir saatte yatağa, arkalarına bakmadan odadan çıkıp akşamlarını yaşamaya devam ediyorlar.
Pişman mıyım böyle yapmadığıma? Doğumundan beri kızımın uyuması için her akşam gayret sarfetmeme rağmen bu konuda pişman değilim. Ben ona her konuda sabır gösterdim, hala gösteriyorum. Hiç kolay olmuyor, kendimle çok mücadele ettiğim oluyor. Kendi yapmak istediklerimi geriye atıp, kızımın ihtiyaçlarını öncelik haline getirmek çoğu zaman zor oluyor. Ama tüm bunların karşılığını annesinin her sesi üzgün çıktığında veya annesinin her canı acıdığında, gelip “merak etme anneciğim” diyerek annesine öpücükler veren kızımdan fazlasıyla görebildiğime inanıyorum; henüz 2 yaşında olduğu göz önüne alınırsa.
Yaklaşık iki ay önce, ne zamandır benim yatağımda uyumaya alışmış olan kızımı kendi stilimde uyku konusunda eğitmeye karar verdim. İşe kendi yatağında uyumaya alıştırmakla başlamak istedim. Ancak emzik bıraktırma ile aynı döneme denk gelince, Melis’in buna karşı aşırı bir direnciyle karşılaştım ve erteleme kararı aldım. Artık emziği tamamen unuttuğuna inandığım son iki haftaya kadar benim yanımda yatmasına izin verdim. İki hafta önce, yatağına yönlendirme konusunda çalışmalarım yine başladı. Öncelikle yatağını bebek yatağından büyük yatağına çevirdim. Sonra, çok sevdiği çizgi film karakterleri olan yatak örtüsü alıp yatağını cazip hale getirdim. İki haftadır kızım yatağında yatmaya alıştı. Bu hafta ben yanında yatmadan, sadece odasındaki koltukta oturarak uyumasını sağlamaya çalışacağım. İki hafta sonra ise istikamet odasının dışına çıkmak olacak benim için.
Bu şekilde ona kendi odasına, kendi başına uyumayı öğretebilmeyi ümit ediyorum. Yalnız kendime bunu nasıl öğreteceğimi bilmiyorum. Geçen akşam odasına girip yatağında yalnız başına uyuyan küçük sincabı görünce girdim yanına uzandım. Sonra, kendime gelmek için telkinlerde bulunup yatağıma geçtim. Önümüzdeki ay umarım hem Melis hem de annesi ayrı uyumaya alışacaklar…


Melis in senden cabuk alisacagi kesin. Serra neredeyse 8 yasina gelecek, ben hala ozluyorum beraber yattigimiz zamanlari…
Şenizcim hiç merak etme. Gün geliyor artık onlar istemiyorlar seninle yatmayı. Alp 4 yaşındaydı, asla benden ayrılmazdı. Birden bire kendi yatağında yatmak istediğini söyledi ve şimdi öyle.
Hiç uğraşmadım, mücadele vermedim bu konuda. Çünkü zaten ikimiz yalnız yaşıyorduk o zamanlar. Koyun koyuna yatmak bana da iyi geliyordu. Diğer anne-babalardan farklıydı bizim durumumuz, dolayısıyla çocuk belki de ihtiyaç duyduğu için öyle yapıyordu, o yüzden hiç zorlamadım, doktorumuz da zaten zorlama demişti.
Sonra kendi kendine vazgeçti. Şimdi bazen çok özlüyorum, arada sırada geliyor yanıma, hemmmennn sıkı sıkı sarılıyorum ona, koklaya koklaya uyuyorum. Zaten 1-2 sene sonra hiç gelmeyecek yanıma muhtemelen o yüzden keyfini çıkarıyorum