Hamile olmayı niçin severiz?
September 26, 2009
Benim kadar hamileliği sevmeyen az bulunur. Ama ben bile şimdi o günleri düşününce gülümsüyorum. Belki 9 aylık sürünmemin sonunda ortaya çıkan varlığı görmemle beraber hamileliğe olan sevgim de artmış olabilir. Ama itiraf ediyorum ki yine de ikinci kez hamileliği gözüm yemiyor. Melis’in kardeşi olmayacağı için de şimdiden pişmanım ama annelik gönül işi. Gönülden gelince her zaman doğru zaman. Gönülden gelmeyince de zorla yapılacak bir şey hiç değil, hiç tavsiye etmiyorum.
Hamileliğin mide bulantıları, mide yanmaları, geceleri koca göbekle sağdan sola dönememeleri bir tarafa aslında hepimizin bayıldığı şeyler var bu 9 aylık yolculukta. İnsanın göbeğinin şişmesinin, günden güne çapının büyümesinin bu kadar sevimli olabildiği bir dönem var mı? Akşamları büyüyen göbeğime çatlak kremini sürerken, onu sevip konuştuğumu hatırlıyorum minik kızımla. Hele sabahları işe giderken aynanın önünde nasıl göründüğüme bakıp gözlerim ister istemez göbeğime kaydığında, içimi anlatamayacağım bir gurur kaplardı.
Herkesin canım çeker diye yiyecek birşeyler vermesine ise bayılıyordum. Yiyecek olmasam da yine de minnetle alıp çantama koyardım.
Hiç unutmadığım bir anım da Beyaz Fırın Erenköy’de gerçekleşmişti. Her haftasonu olduğu gibi kahvaltıdaydık ve ben 2 çay, 1 limonatadan sonra tuvalete koşar adım gitmiştim. Ne yazık ki tuvaletler doluydu ve bir de önümde 7-8 yaşlarında bir kız çocuğu vardı. Çocuk duvara dayanmış bana bakıyordu. Gözlerinin içi gülümsüyordu göbeğime bakarken, ben de ona gülümseyerek karşılık verdim. Tuvaletten birisi çıktığında bana “Lütfen önce siz girin” dedi. Dayanamayacağım için değil ama bu kadar tatlı bir iyiliği geri çevirmeyi asla düşünmediğim için teşekkür edip onun sırasını aldım. Artan duygusal hormonlarımın sayesinde tuvalette göz yaşlarıma hakim olamadığımı hatırlıyorum. Sonra da tuvaletten çıkıp, o kızın annesini bulup ona böyle bir çocuk yetiştirdiği için teşekkür ettim.
9 ayın sonunda hamilelik yolculuğum biteceği için çok mutlu olacağımı sanıyordum ki öyle olmadı. Doğumdan bir akşam önce,eşim daha işten gelmemişken, hamileliğim boyunca Melis’le dans ettiğim “Belle” şarkısının sesini sonuna kadar açıp ağlaya ağlaya o içimdeyken son dansımızı yaptık. Eşim eve geldiğinde beni gözyaşları içinde görünce, “Yarın bebeğini eline alacaksın, ona kavuşacaksın, ağlayacak ne var?” dedi. “Bugüne kadar sadece benimdi, bundan sonra artık o dünya insanı olacak, bizi yarın sabah artık ilelebet ayırıyorlar” dedim. Beni anladı mı bilmiyorum ama çoğu annenin beni anlayacağını düşünüyorum.
Beni okuyan hamilelere: Keyfini çıkarın bu dönemin ve güzel giyinin! Ne alaka demeyin! Hamilelik bir kadının en özel zamanı. Bunu bir festival havasına da bir eziyete de dönüştürmek bizim elimizde…
Kategorisi: Hamile psikolojisi




Yorum yazın
XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Geri izleme linki | Bu sitedeki yorumlar için RSS paylaşımı.