escort bayanlar ankara escort escort

İşe yaramaz Peditus’a ithafen!

, 14/04/2010 10:56 pm

Birçok şey yazılıp çiziliyor çalışan anne olmanın zorluklarına dair. Ofisten çıkıp eve gidince ikinci vardiyaya başlamak, haftasonu dinlenmek yerine tüm haftadan daha çok yorulmak küçük çaplı trajedyalar. Bana kalırsa, çalışan annenin asıl dramı çocuğu hasta olunca başlar.

 Ateşin çıkmaya devam edip inmek bilmediği gecelerde bazen mısır patlatıp Mickey Mouse seyrederek geçirilen bir saat, üzerine çadırda oturup çay içilen yarım saat, üzerine su veya süt almak üzere yatak odasından mutfağa yapılan gece yürüyüşleri birleşip gözünüzün altına bir çentik atar her hastalık dönümünde. Sabahları çalmadan önce uyandığınız alarmın sesi bilmem kaç dakika yankılanır durur kulağınızda uzaklardan bir yerden.

 “Anne, sana sarılmak istiyorum!” diye sizin göğsünüzden başını ayırmak istemeyen çocuğunuzu gözyaşları içerisinde bırakıp evden ofise yol alırken çekilen azap…Sadece sizin varlığınızda huzur bulduğunu bildiğiniz küçük hasta vücudun nasıl olduğunu merak ederek geçirdiğiniz en az 10 saat… Akşam eve döndüğünüzde, onu zor zamanında yalnız bırakmanıza rağmen, yüzünüzü tekrar gördüğünde parlayan iki gözün içinizi daha da burkması…

 “Çalışma hayatıyla anneliğin dengesini bulmak lazım” diyoruz ya… Hastalıkta, sağlıkta dengeyi bulanınız var mı gerçekten? Ben bulamadım da…Bulduğumu zannettiğim zamanlar hep iyi günler. Bu gece benim dengenin yerinde yeller esiyor. Suçluluk, vicdan azabı kol kola girmiş üniversite diplomamın önünde volta atıp bordroma bakarak alay ediyorlar. Böyle uykusuz gecelerde iyice güçleniyor, içimdeki idealist çalışan kadın ruhunu küçük duruma düşürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bir kum torbası alsam assam diyorum çalışma odama. Gremlinlerimin içimde koşuşturduğu böyle zamanlarda biraz yumruk sallarsam yine dengeyi bulur muyum acaba?

 Bir elimde derece,

Bir elimde Peditus

3 saatte 1 İbufen ile Calpol

39’un üzerindeyse Paranox fitil

Sakın bol su vermeyi unutma…

Yorumlar:

  1. sunny says:

    Çalışan bir hamile olarak yazıyı okuduğumda hormonların da etkisi ile olsa gerek gözlerim doldu. Ben de düşünüyorum bebişim doğunca çalışabilecek miyim ? Nasıl bırakıp işe giderim ? Mantığım devreye girebilecek mi ?O melekleri bırakıp işe dönmenin ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorum..

    • Seniz says:

      Selam Sunny! Bu o kadar karmaşık bir durum ki…Bu aralar analiz ettiğim bir konu. Özel olarak ilgimi çekiyor. Saptamalarımı paylaşacağım. BU arada, kaçıncı ayındasın hamileliğinin?

  2. Esra İlter Demirbilek says:

    Çocuğu evde bırakıp işe gitmeyi çok da vicdan yapmamalı aslında. Tabi bazı istisnai durumlar oluyor, olmuyor değil. 4 aylıktı oğlumu anneanneye bırakıp işe yeniden döndüğümde. Şu anda oğlum 6 yaşında. Evet bu 6 senede belki 8-10 defa özel durumlardan dolayı ( hastalık vs. ) vicdanımın sızladığını hissettim, yalan değil ama zor da olsa mantığımı ortaya koyarak bunu başarabildim. Ki normalde aşırı duygusalımdır ama bu konuda mantığımı öne almayı başarabiliyorum.

    İstisnai durumlarda tercih yapmak gerektiğinde tabiki de çocuğumu tercih ettim. Mesela hastalık durumlarında işe gitmedim, izin aldım. İsterlerse kovsunlardı, umurumda değildi açıkcası. İşte bu noktada “idealist” olmak neye göre tartışılır. “Özel hayatını işe yansıtmama,” olayı bir anne için gerçekleştirilmesi mucize gibi olan bir olay bence. Bir anne olarak idealim şu: Yeri geldiğinde kendimi-kariyerimi öne alıp özel işlerimi geride bırakabilecek, yeri geldiğinde ise bu kez ailemi ön plana alıp, kariyerimi geriye atabilecek esnek ve pratik bir düşünce yapısına sahip olabilmek ve de bunu uygulayabilmek.

    Çalışan annelerin çocuklarının yapılan araştırma sonucunda çok daha sorumluluk duygusuna sahip, paylaşmayı bilen çocuklar oldukları ortaya çıkmış. Çünkü çalışan anneler kısa ama daha kaliteli vakit geçiriyorlar çocuklarıyla. Tabi bazı annelerin çalışma koşulları çok ağır. Bunu da düşünmek lazım, eğer kadının işi çok ağırsa bence iş ya da meslek değiştirmeyi düşünebilmeli. Dengeyi bu şekilde bulabilmeli. Vur deyince öldürmemeli. Bu noktada tercihler sadece çalışmak-çalışmamak olmamalı. Arası da var. Part time, freelance çalışmak ya da daha hafif işleri tercih etmek vs. gibi.

  3. sunny says:

    Merhaba Seniz,

    Şu anda 7. aya girdik..Dün bir arkadaşımı doğumu için ziyarete gittim, kendisi ile de hep konuşurduk, ne yapacağız ? İkimiz de kariyer odaklı kadınlarız çünkü. Ama aynı zamanda geç anne olmanın da etkisi ile bir o kadar da bebeklerimizle vakit geçirmek istiyoruz..Minicik bebeği görünce ne kadar savunmasız olduğunu bir kez daha farkettim..Bir yanda aktif bir yaşamdan ev kadınlığına geçişin düşüncesi, kısmı olarak asosyalleşme gibi geliyor ki bu bize uymuyor. Diğer yandan minicik bir yavruyu evde bırakmak fikri, bu hiç uymuyor..

    Eskiden sanırım herşey daha kolaymış…Yazdığın gibi bu konuda saptamaların varsa okumak isterim mutlaka…

  4. Sunny says:

    Selamlar !!

    3 sene önce buraya bir yorum yapmışım, web de dolaşırken bu yazıya denk geldim ilginçtir :) Yorumumun üzerine evet işe geri döndüm. Başlarda evet zor oldu belki ama kendimi işten istifa edip evde 2 yıl oturabilen kaç kişi var, daha ne istiyorsun be kadın bu devirde diyerek avutmaya çalıştım, hatta içimdeki duygular kabardığında bir güzel onları azarladım :) başka türlü biliyordum ki aynen bu işten de çıkacağım. 2 yıl elbette yeterli değil ancak sonsuza dek çalışmadan da duramayız. İşe başladığım gün kızımı yatağıma aldım , gündüz göremiyorum gece yanımdan ayırmam ! Dedim ve 3 yaşında hala benim yatakta :) sersem gibi işe gidip geliyorum. Dengeyi bulmak çok güç. Bir dönem tamamen asosyal bir hayata geçiş yapıp , tüm vaktimi iş ve ev arasında dokudum ve kendimi bunalttım. Hala da asosyallik devam ediyor. İş dışında kalan zamanı kendime ayırmayı bndillik olarak görüyorum. Umarım kızım büyüdüğünde bunu aşabilirim ! Şimdilik benden bu kadar, sevgiler :)

Yorum yazın

Switch to our mobile site