Taş devri diyeti
Geçen gün aldığımdan söz ettiğim “Taş Devri Diyeti” kitabını büyük bir hevesle okumaya başlayıp, önem verdiğim kısımları hızlı çekimde bitirip kendime notlar aldım. Bu aralar neredeyse her okuduğum kitap veya araştırma konusunda mağara devrine dönülüyor. Bunun sonu nereye varacak bilmiyorum ama işin sihirli tarafı kafama o kadar yatıyor ki şu medeniyet dediğiniz tek dişi “çıkmış” canavarın henüz evrimleşme sürecimizden çok genç olduğu gerçeği…
Şimdi kitabın ezberimi bozan en önemli bölüme gelelim: Yağlar!
Şok şok şok! Hayvansal yağlar sağlıklı hayatın vazgeçilmez bir parçasıymış da ben boşuna kaçmışım bunca zamandır tereyağına kırılmış sahanda yumurtadan!
Büyükbabam bugün 93 yaşında. Kendisi Girit göçmeni. Babam yıllar yılı kendisini hergün yumurta yememesi, beyaz peynirin altına (zaten hayvani gıda olduğundan) bir de tereyağ sürmemesi gerektiği konusunda uyardı. Ama o yılmadı ve maaşallah kendisinin hala da kolestrol sebepli bir sağlık sorunu yok. Meğerse bizim Akdeniz diyeti diye bildiğimiz yemek kültürü sadece sebze ve yeşillikten oluşmuyormuş; içinde hayvani gıdası da bol bol mevcutmuş! Yani büyükbabam güveçte pişen tereyağlı yemekelerle, hiç ödün vermediği yumurtasıyla ne kadar sağlıklı bir diyet uyguluyormuş!
Kitabın yazarı Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın hayvani gıdalar konusunda güzel bir savunması da var: “Hayvani gıdalar sağlıksız olsa, bebeklere neden anne sütü tavsiye ediliyor?”
Kitapta benim dikkatimi çeken ve uygulamaya karar verdiğim dersler var. Buna göre bazı alışkanlıklarımı kırmam gerekecek.
Yapmayın listesi
- Rafine olan gıdalardan uzak durun: Beyaz şeker, beyaz un!
- Transyağ içeren bisküvi, kraker, kek, gofret, hazır salata sosu, poğaça vs. ile vedalaşalım. (Bugün Ülker Çikolatalı gofret ile helalleştim. Senelerdir ondan başkasını gözüm görmemişti ama ilişkimiz buraya kadarmış!)
- Paketlerde yazan “hidrojenik bitkisel yağ” terimini gördüğünüz her ne varsa bırakın kaçın yanından! Bitki yazıyor diye rahatlamayın, fena halde zararlı!
- Mikrodalga fırın ve kızartmadan kaçının!
- Teflon ve alüminyum kaplarla pişirmeye hayır! (Elveda Tefal tavalarım)
- Sıcak yemekleri alüminyum folyo ve streç ile temas ettirmeyin!
- Kesinlikle “çok ince” plastik bardakla 70 derece sıcaklıkta bir içecek içmeyin. (Sevgili Netaş’lılara özellikle duyurulur!)
Yapın listesi
- Sıcak yemekleri ısıya dayanıklı olan tereyağıyla pişirin
- Soğuk yemek ve salatalarda sızma zeytinyağı kullanın. Riviera zeytinyağı ve fındık yağı ikinci tercihiniz olabilir.
- Kızartama yemeği kaçınılmazsa, yanında sarımsaklı yoğurt veya yeşillik yiyin. (Yaz mezelerinin kaçınılmazı patlıcan-biber kızartmasını zaten bayıla bayıla sarımsaklı yoğurtla yerim!)
- Yemek pişirmek için güveç ve cam kapları (hoş geldin Borcam!) tercih edin. Çelik ve kalaylı bakır kaplar ikinci tercihiniz olabilir.
- Günde 2 defa Türk kahvesi içebilirseniz. (3’ü 1 arada, nescafe’yi unutun!) Yeşil çay anlatıldığı kadar matah bir şey değil, sevmiyorsanız kendinizi çok zorlamayın. (İşte bu fikre alışmam zor olacak!)
- Hergün en az yarım saat yürüyün
- Yeterli derecede güneş ışığı alın (D vitamini)




