Posts tagged: egzersiz

Beyninizi açan 5 alışkanlık

By Seniz, 30/09/2010 4:50 pm

“Neurology” adlı dergideki yeni bir araştırma, zeka seviyelerini ilerleyen yaşlarda koruyabilen yetişkinlerin sahip oldukları alışkanlıklara dikkat çekmiş. Bazı sağlıklı alışkanlıklara sahip olanların beyin akitivitelerinde yaşlanmadan dolayı etkinin bu alışkanlıklara sahip olmayanlara nazaran daha az olduğu ortaya çıkmış. Her zaman dediğim gibi, bizim gibi geç yaşlarda çocuk sahibi olan bir neslin yaşlanmak gibi bir lüksü yok! Dolayısıyla, kayda değer olan bu alışkanlıkları akılda tutmakta fayda var:

  • Düzenli olarak egzersiz yapmak
  • Profesyonel olarak veya gönüllü işlerde çalışmak
  • Lise diplomasına sahip olmak
  • Sigara içmemek

 Araştırmanın yazarı olan Dr. Alexandro Fiocco, bir teoriye göre, egzersiz yapmak ve sigara içmemek beyne oksijenin daha fazla gitmesini sağladığını; sosyalleşme ve eğitim ise beyin nöronları arasındaki bağlantıları kuvvetlendirdiğini vurguluyor!

NOT: 5. alışkanlık ne diye sorarsanız, bir düşünün, hemen aklınıza gelecek! Gelmezse,  bu konuyu ayrıca görüşelim :)

Fit olmak > Zayıf olmak

By Seniz, 17/08/2010 9:07 am

Son yıllarda hayatımıza Amerika’nın “fit olma” hali girmiş bulunuyor.

Nedir fit olmak?

Ben bu kısacık kelimenin kendi içinde bedenen, fikren ve ruhen sağlıklı ve güçlü olmayı beraberce barındırdığını anladığımdan beri, sadece zayıf olmak ve zayıf görünebilmek hallerinin artık “fit” görünmenin yanında gerçekten de “zayıf”  kaldığına inanıyorum.

Kadınlar son 10 yıldır sadece zayıf olabilmek için öğün atlamak, yatağa aç girmek, akşam yemek yememek gibi sağlıksız çözümleri terk etme eğilimindeler. Artık kendimizi çekici hissedebilmemiz sadece tartının ne gösterdiğine bağlı değil. Egzersiz yapmadan, sağlıklı yemek yeme alışkanlığı edinmeden yapılan hiçbir diyetin hayatımıza uzun soluklu bir çözüm getirmeyeceği bilincine de vardık. Peki yapamadığımız ne? Ya da istediğimiz ne? Niye “vücudunuzdan memnun musunuz?” sorulu anketlere verilen cevaplarda kendine güvenen kadınların sesi %25’e kısıtlanmış durumda?

Eşiz, anneyiz; bazılarımız 9-6 ofis çalışanıyız. Bazen bu şapkalardan birini çıkarıp birini takıyor; bazen hepsini birden dengede tutmaya çalışıyoruz. Genel geçer hepimiz aynaya baktığımızda aksimize gülümseyebilmek istiyoruz. Bu o kadar basit görünse de o kadar önemli ki! Doğumdan hemen sonra aynalara küsmüş olduğum 10 günlük bir dönem olmuştu. Ne göreceğimden o kadar korkuyordum ki, aynanın önünden geçerken gözümü kaçırarak yürüyüp gidiyordum. Taa ki bir akşam kardeşim ve sevgili dostum beni ilk defa dışarı çıkarana kadar! Yolda yürürken, artık paytak ördek gibi yürümediğimi fark ederek, bir ayakkabı dükkanına doğru onları takip ettim. Onlar ayakkabılara bakadursunlar, ben aynadaki bana bakakaldım. Kimbilir ne kadar süre kendime inanamaz gözlerle baktım: Doğum yapmış gibi görünmüyordum! O akşam aynalarla barıştım, umarım bir daha küsmek zorunda kalmam…

İşte benim kendimden ve çevremden yola çıkarak ve bu konudaki yazıları okuyarak çıkardığım notlar:

  • Kadınlar genellikle kasların ve vücudun gücünün test edildiği, maskulin kokulu fitness salonlarından hoşlanmıyorlar
  • Bunun yanı sıra, Madonna gibi görünmek gibi bir dertleri de yok.
  • Kilolarını kontrol etmek isterken, aynı zamanda hayatta en çok kendilerini tatmin eden zevklerden birinden olmayı istemiyorlar: YEMEK!
  • Olmayan zamanlarını spor yaparak geçirmek özellikle de anneler için bir LÜKS!
  • Birçok kadın fitness ve beslenmeye dair kitaplardan dergilerinden, internet sitelerinden ve bloglardan biribiyle çelişen, kafa karıştırıcı bilgileri okuyup deneme tahtasına dönüyorlar.
  • Kadınlar için önemli olan 3 basit kavram var:
    • Fit olmayı başarabilmek kolay olmalı
    • Fit olmayı başarabilmek ucuz olmalı
    • Fit olmayı başardıktan sonra, etkisi uzun süreli olmalı

Yarınki konumuz bize sunulan çözümler olacak…

Hamilelik egzseriz yapmamak için bahane değil!

By Seniz, 24/12/2009 5:47 pm

 

Anne adaylarının kendileri için yapacakları en iyi şeylerden birinin yorulmadan yapacakları egzersizler olduğunu düşünüyorum. Ben hamileyken yürümenin, süt verirken de yüzmenin çok faydasını gördüm. Her sabah yarım saatlik yürüyüşlerim sayesinde en çok korktuğum hamilelik sıkıntılarından biri olan ayak, el, bacak şişmesini hiç yaşamadım. Gerçi daha önce hamilelik geçirmiş olan arkadaşarımın ikazına uyup hamileliğimin başında kendime 1 numara büyük botlar almıştım ama hamileliğimin son gününe kadar ayaklarım bu botların içerisine yüzmeye devam etti.

 Bu el-ayak şişmesi nasıl kafamda yer ettiyse, bundan 7 sene once Amerika’da Master yaptığım okulun yüzüğünü alırken bile kendime 1 boy büyük olanını almıştım. Çok ileri görüşlüyüm ya; bu yüzüğü hayat boyu takacağımdan hamile olacağımı hesaba katıp ellerimin şişeceğini ve bir daha eski şekline geri dönmeyeceğine inanıp böyle bir tercih yapmıştım! Yüzük hamilelikte de büyüktü, hala büyük…

 Hamilelikte spor yapmamak için ne gibi mazeretiniz olabilir?

 Bir sürü!!

 Mide bulantısı, yorgunluk, bel ağrısı, çıkan her reklama ağlama hali….

 Mide bulantısına birşey diyemem. Ama yorgunluk için enerjinizin en yüksek olduğu vakti seçmenizi tavsiye ediyorum. Benim için sabahın 7’siydi bu saat. Ama başkasının afyonu saat 10’da patlıyorsa, o zaman saat 10!

 Bel ağrısına gelince…Ben onu da yaşamadım ve bunu da 3. aydan sonra hergün yürümeye bağlıyorum. Yüzmenin de çok iyi geldiği belirtiliyor. Ancak benim jinekoloğumun verdiği tavsiye, hamileliğim süresinde havuza girmemek olduğundan sadece 2 hafta tatildeyken denizde yüzebildim. O dönemde Bodrum’da yaşayan hamilelerin hayatı ne güzel diye düşündüğüm olmuştu.(Gerçi, Bodrum’da yaşayanların hayatının güzelliği sadece hamilelik dönemiyle kısıtlı değil, o başka!)

 Hamileliğin ilk 3 ayındaki egzersizler için çelişen haberler var. Doğrusu ben ilk çeyrekte yerde miyim gökte miyim bilemediğimden yaptığım tek egzersiz sürünmekti. O sebeple bu “tehlikeli” dönemi tehlikesiz olarak geçirdim. Ama araştırmalar, yapılan egzersizin yoğun olmadığı sürece düşük tehlikesinin olmadığı veya ilk 18 haftada egzersiz yapılmaması gerektiği şeklinde ikiye ayrılıyor.

 Los Angeles’taki University of California Epidemoloji Bölüm başkanı Jorn Olsen’e göre hamilelikte spor yapılmasını tavsiye etmek için daha yeterince araştırma yok. Dolayısıyla tatmin edici araştırmalar yapılana kadar, daha once düşük yapmış kadınların hamilelik döneminde ağır egzersizlerden kaçınmaları gerektiğini belirtiyor.

Danimarkalı kadınlar üzerinde yapılan bir araştırma, anne adaylarının hamileliğin ilk aylarında  güç ve enerji isteyen jogging, tennis, squash gibi sporları yaptıklarında ve haftada 7 saatten fazla egzersiz yaptıklarında, düşük risklerin arttığını gösteriyor. 92,000 kadın üzerinde yapılan bu araştırma, yüzen anne adaylarının hamileliğin hiçbir döneminde neredeyse hiç risk olmadığını belirtiyor.

Sağlıklı bir hamilelik geçiriyor ve bu döneminizde sağlıklı spor yapabilmek için motive olmaya ihtiyacınız mı var? Buyrun aşağıdaki link’teki makaleyi okuyun!

 http://www.fitpregnancy.com/yourpregnancy/prenatal_workout/no-excuses-exercise-tips-40724332.html

Power Plate ve sürünen anne modeli

By Seniz, 14/09/2009 8:53 am

power plateYeni evimize taşınalı bu hafta tam 1 sene oldu. Sitenin müdavimi olduğum fitness merkezinde duran Power Plate makinasına olan platonik ilgim de yine 1 senedir süre geliyor. Kedinin ciğere baktığı etrafında dolanarak, bu aletin üzerinde ter dökenleri yan gözle izleyip duruyordum. Bu cumartesi nasıl olduysa zamanının geldiğini düşünüp tuttum Power Plate in yolunu! Bir eğitmen eşliğinde 20 dakika çalıştım ve sonrasında da 10 dakika yine alet ile beraber esneme hareketleri yaptım.

 Hamilelikten önce, haftada 2 kez gittiğim pilates’te akla karayı seçen ben, bu egzersize gülüp geçtim. Eğitmene de bir güzel hava attım, bana birşey olmaz, zaten bu hareketlerde de ne var canım diye…Sen misin power plate’i küçümseyen? Pazar sabahından beri elimi kaldırsam ay diyorum, oturmaya çalışsam vay diyorum! Hele merdiven inerken çektiğimi hiç anlatmayayım! Ben şimdiye kadar pilates haricinde bu şekilde vücudumun her yanını çalıştıran bir spor hiç yapmamıştım. Bravo bu makineyi icat edene! 20 dakikada bu derece kasları çalıştırabilmek  mucize…

Ne zaman bu halde olsam, bir an önce aynı sporu yaparım ki biriken laktik asit gidiversin ve rahat bıraksın vücudumu. Genelde de işe yarar. Salı’ya ikinci seans için sözleşmiştim eğitmenle ama bugüne aldırmaya çalışacağım ki bu işkence bitsin artık bir an once…

Hamilelik kilolarını vermek için 6 ipucu

By Seniz, 24/05/2009 2:54 pm

İŞİN SIRRI EMZİRMEKTE!
 Yeni anne adaylarına hamilelik kilolarını verebilmeleri için en büyük tavsiyem emzirmeleri! Hem bebeğiniz  hem kendiniz için daha iyi çalışan bir sistem yok.

Emzirmenin bebeği için faydasını soranlara araştırma notlarım:

  • Herşeyden önce, anne sütü ufak meleğiniz için daha az enfeksiyon ve alerji demektir. 
  • Astıma takılıp kalmış bir anne olarak,  bebeğinizi yeterli sürece emzirdiğiniz takdirde bir gün astıma yakalanma oranının daha düşük olduğunu hatırlatırım!
  • Emzirmenin günümüzün en büyük 2 sağlık probleminin görülmesini de azalttığı bildiriliyor: Obezite ve tip II diabet hastalığı.
  • Anne sütü alan bebeklerin IQ seviyesinde bile bir adım önde olduğu bile araştırmalara konu oluyor.

Bebeğime faydasını biliyorum da emizrmenin bana ne faydası var diyenler için araştırma notlarım:

  •  Göğüs ve yumurtalık kanserine yakalanma riskiniz emzirmeyle beraber düşüyor.
  • Tabii yazımın başlığından da anlaşıldığı üzere, hamilelik kilolarınızı vermede en etkili yol emzirmek! Ben hamileliğimde aldığım 9 kiloyu 4 ay içerisinde hiç diyet yapmadan verdiysem en büyük sebebi bebeğimi 3 saatte bir emzirmemdi. Bugün haftasonu dergisinde yayımlanan bir konu ilgimi çekti: Ünlülerin doğum kilolarını nasıl verdiklerine dair bu magazin yazısından bile çıkacak ana fikir emzirmenin hamilelikte alınan kilolara karşı ne mucizevi bir silah olduğuydu.

Emzirmenin yanısıra, sağlıklı yemek yeme alışkanlığını egzersizle kombine ederseniz, kiloların en etkili şekilde verileceğine ve bunun hayat tarzı haline getirilmesiyle geri alınmayacağına inanıyorum. 

 NASIL MI?

 İşte size 6 tane ipucu:

  • BOL SU TÜKETİN! Özellikle de emzirirken günde 3 lt kadar sıvı tüketmeyi ihmal etmeyin.
  • VAKİT BULDUKÇA SPOR YAPIN: En pratik olan aktivite, bebeğinizi arabasına yatırıp onunla beraber günde 30-45 dakikalık ritmik yürüyüşler yapmanız. Eğer yaz mevsimine denk geliyorsanız, bol bol yüzmeye çalışın. Ancak emziriyorsanız, havuzdan uzak kalmayı tercih etmeniz gerekebilir, doktorunuza danışın derim. Nadir de olsa, doğumdan sonra özellikle karın bölgesini toparlayıcı pilates dersi veren yerler veya özel hocalar oluyor. Bunların faydasının olduğunu çok duydum. Kısaca hareketsizlik kiloların en büyük sebebi, hareketsiz kalmayın.
  • AZ AMA SIK YEMEK YİYİN! Yemek saatlerinizin arasını açmayın;özellikle de emziriyorsanız. Sağlıklı atıştırmalar enerjinizi, üretim gücünüzü arttıracaktır. Üstelik 3 saatte bir ağzınız birşeylerle meşgul olmazsa, öğün saatiniz geldiğinde sağlıklı seçimler yapma şansınız da düşebilir :)
  • MEYVE SEBZE TÜKETİN! Özellike sebzelerin daha az kalorili olduğunu biliyoruz. Artı içinde bulunun lifler acıkmayı da geciktireceğinden ,günlük aldığınız kaloriyi azaltacaktır.
  • PORSİYONLARI KÜÇÜLTÜN! Kilo vermek için yediğiniz porsiyonu kontrol etmeniz şart. Yediğiniz tabağı küçültün derim başlangıç olarak!
  • BEBEĞİNİZ UYUDUĞUNDA SİZ DE UYUYUN! Uykusuzluk açlık hissini arttıran bir faktörmüş, bilginize!!!

Egzersiz yapmaya zaman bulmanın 7 yolu

By Seniz, 24/05/2009 2:49 pm

Birçok yeni anne için sportif aktivite yapmak başka aktivitelere oranla önemsiz kalmaktadır; mesela uyku!  Fakat zaman içerisinde enerjinizi dengeleyebilmek için biraz biraz egzersiz yapmaya başlamanın size ve bebeğe daha iyi geleceğinin altını çizmek isterim! 10 dakika orada 10 dakika burada egzersiz hiç olmamasından daha iyidir ve bundan sizin de büyük mutluluk duyacağınızdan eminim.

Continue reading 'Egzersiz yapmaya zaman bulmanın 7 yolu'»

Hamilelikte aşerme tuzaklarına karşı ne yapabilirsiniz?

By Seniz, 24/05/2009 2:04 pm

Hamilelikte aşerme dedikleri ve sizin de aklınızı başınınızdan alarak yemek yemenize sebep olan krizler geliyor ve aldığınız kilolara artık karşı koyamıyorsanız, işte size 5 küçük ipucu:

  • Her sabah düzenli olarak kahvaltı:

Böylece öğleye doğru gelen açlık krizlerine karşı gelebilirsiniz. Örnek bir kahvaltı: Tam tahıllı ekmekle yapılmış peynirli bir tost, yanında 1 bardak taze portakal/nar suyu* ve üzerine taze meyvelerle hazırladığınız meyveli yoğurt. Sizce de 2 çikolatalı gofret yerine, bu kahvaltı bebeğinize de size de çok daha iyi gelmez mi? Çikolatalı gofrete diyecek sözüm yok ama hamilelik döneminde bebeğinize fayda getirecek kalorileri tüketmenizin önemini tekrar hatırlatmak isterim.
*Hamilelikte ilk 3 ayda mide yanmasından şikayeti olanlara elma, muz, zencefil ve naneli bir karışım yapmalarını tavsiye ederim, bana çok iyi geliyordu!
Ayrıca süt içmek isteyip de mide yanmasından dolayı içemeyenlere Pınar’ın laktozsuz sütünü öneririm. Tüm hamileliğim boyunca bu sütü tükettim ve çok memnun kaldım.

  • Düzenli olarak egzersiz yapın

Günün hangi saatinde kendinizi enerjik hissetiyorsanız, o saatte kendinize uygun bir egzersizi yapın; tabii doktorunuza danışıp, egzersizin sizin için uygun olup olmadığını öğrendikten sonra!
3 egzersizin hamilelikte çok faydalı olduğunu gördüm: Yürüyüş, yüzme, hamile yogası

  • Yürüyüş: İlk 3 aydaki mide bulantılarım geçtikten sonra, doğumdan birgün önceye kadar, her sabah işe gitmeden önce yarım saat yürüdüm. 9 ay boyunca ne elim ne ayağım şişti, yürüyüş yapmanın dolaşıma olan müthiş katkısını bizzat yaşadım, tavsiye ederim..
  • Yüzme: Sevgili jinekoloğum Melih Aygün’ü anmadan geçemeyeceğim burada. Havuza ne hamilleliğimde ne de emzirme döneminde girmemi istemedi, “girersen de sakın bana söyleme” diyerek konuyu güzelce özetledi! Ben de hamileliğimin ikinci 3 aylık dönemine denk gelen yazın bol bol denize girmeye çalıştım. Yüzerken, karada hissettiğim “balinamsı” hissi tamamen suyun kaldırma kuvvetine bırakıp tüm kaslarımı birarada çalıştırmanın rahatlığını hissettim. Fırsatınız olursa, muhakkak yüzün, yalnız dalgalı denizden kaçının derim.
  • Hamile yogası: Ben “yoga bagdat”a gittim hamilelik yogası için. Her c.tesi sabahı hamile yogasına katılıp bebeğimle daha duygusal ve yoğun iletişim kurdum. Benim ve bebeğimin sağlığımıza olan faydası da artısı!! Yoga esnasında benim minik kızım dans eder gibi hareket edip duruyordu, mutlu oldugunu bilmek (evet karnınızdayken sadece hissetmiyor, hatta biliyorsunuz!) o kadar güzeldi ki..Yalnız öğretmenimin ismini hatırlayamıyorum, hamileliğin şakalarından olsa gerek, hamileliğim boyunca tanıştığım her insan gibi onun da ismini unuttum! Ama çok tatlıydı, hamilelik yogasına çok yakışan bir bayandı, umarım kendisiyle yoga yapma fırsatınız olur..
  • Destek alın

Hamilelikte konuşacak, paylaşacak, sizi anlayacak kişilerle sık sık kontak halinde bulunmak çok önemli! Mümkünse diğer hamilelerle bir araya gelin, paylaşımınızı arttırın! Anlatın, anlayın, anlaşılın! Aksi takdirde tatmin edemediğiniz tarafınız teselliyi kremalı pastalarda arayabilir:)

  • Porsiyonları küçültün

(Gözünüzde iyi canlandırmanız açısından :) ) 1 adet Magnum yiyeceğinize, Magnum’un paket halinde satılan küçük porsiyonlarından bir tane yiyin!

  • Aşerdiğiniz tehlikeli yiyecekleri sağlıklı olanlarıyla yer değiştirin

Size güzel bir öneri tablosunu aşağıya koyuyorum, katkılarınızla bunu daha de geliştirebiliriz.

Yerine Deneyin
Dondurma Evde hazırlayacağınız meyveli yoğurt
Bir kutu Cola Limonlu soda veya meyve sulu soda
Kek, pasta dilimleri Tam buğdaylı sandviç ekmeği içine şeker ilavesiz reçel
Şekerli abur cubur Sütlü müsli veya yulaf üzerine kahverengi şeker-tarçın karışımı
Patates cipsi Alacağınız cin mısırından yapacağınız yağsız pop-corn
Çikolata ¾ bardak tam yağlı süt, ¼ su karışımına 2 tatlı kaşığı Nesquik veya çikolatalı Kellogs K-bar
Pastane kurabiyeleri Yapımı çok kolay yulaflı-üzümlü kurabiyeler. (bir sonraki yazımda tarifini yazdım!)
Cheesecake dilimi Tam tahıllı kraker veya ekmek dilimi üzerine labne peyniri üzerine şeker ilavesiz reçel

Switch to our mobile site