Kahve dosyası
Değişik bir ilişkim var kahveyle. -Ne onunla, ne onsuz- şeklinde… Selülit yaptığını ilk öğrendiğimden beri her kahve tüketişimde aklıma gelir bu acı gerçek. Ama içmez miyim, evet içerim. Yine de bazı kurallar çerçevesinde. Mesela günde 1 porsiyondan başka içmemek, hazır kahve tüketmemek gibi… İş hayatımın bir bölümünde Nestle’de çalışmıştım. O gün bugündür hazır kahve tüketmem. Kafeinsiz kahvelerin toksik kimyasallarla elde edildiğini öğrendiğimden beri kafeinsiz kahve de kullanmıyorum. Tercihim günde bir fincan Türk kahvesi. Özellikle de Taş Devri Diyeti kitabı benim bu alışkanlıklarımı doğruladığından beri Türk kahvesinden şaşmama, hazır kahveye yanaşmama durumum daha da güçlendi.
Dün alışverişim sırasında kahve bölümünden 3 yeni ürün satın aldım.
Vita-Lift (light): Nescafe’nin siyah üzüm çekirdeği ekstratı ve E vitamini bulunan hazır kahve karışımı. 3’ü 1 arada gibi, süt tozu ve şeker içeriyor. Dolayısıyla tek içimlik bir poşeti yaklaşık 40 kalori. Konsept güzel ama içinde niye şeker var? Hadi şeker var, niye tatlandırıcı da var? Light diye yazmışsınız, niye içinde süt tozu var? Öte tarafta, günde 3 bardak içersek, günlük E vitamini ihtiyacımızın tamamının karşılanacağı vaad ediliyor. E vitamini iyi de tatlandırıcı ve süt tozuna son derece karşıyım. Velhasıl, sağlıklı mı sağlıksız mı karar veremediğim bir bardak kahve içtim dün akşam. Tadına diyecek yok, çok beğendim ama konu eğer siyah üzüm çekirdeği ekstratı almak ise ben bunu yine sabah yulaf karışımımın içine koymayı tercih ederim. En azından içinde tatlandırıcı ya da süt tozu yok.
Lif-Aktif (light): Lif kaynağı prebiyotik bileşen içeren bu karışım için yukarıdaki kahve için saydığım çekincelerimin hepsi geçerli. Prebiyotiklerin sindirim ve bağışıklık sistemi üzerindeki faydalarını biliyorum ama yine aynı sebeplerle prebiyotikli yoğurt tüketmeyi tercih ederim.
Nescafe benim için sınıfı geçemedi. Ama geçen bir ürün var: Everfresh Soya Kahvesi:
Everfresh Soya Kahvesi: Türk kahvesine alternatif olarak kafeinsiz ve kolesterolsüz bir içecek bulduğuma nasıl sevindim anlatamam. Akşam 9’da bile uykumuz kaçırmayan, selülit yapmayan, genleriyle oynanmamış yerli soya tohumundan ve hiçbir koruyucu ve katkı maddesi kullanılmadan hazırlanmış olan bu içeceği gayet de lezzetli buldum. Melis’in sevgili Gürcü bakıcısı Ayşe, Gürcistan’da bu kahveyi üretip içtiklerini söyledi. Karşılıklı soya kahvesi içip bir de fal kapattık!


