Türkçe kazandı…

Seniz, 11/11/2009 11:42 pm

bayan simpson16 aylık Gürcü bakıcımız Ayşe bu haftasonu evden ayrılıyor. En ciddi sorun bir türlü Türkçe lisanına istediğim gibi vakıf olamaması. Bizimki gibi asgari 3 lisanın konuşulduğu bir evde, en azından Melis’le konuşan kişinin konuştuğu lisana hakim olması gerekiyor. İşte bundan yola çıktım ve kararımı verdim. Artık Melis’i Türkçe’yi İstanbul aksanıyla konuşan, eğitimli bir Türk’e bırakmak istiyorum.

 Gel-gitlerim oldu tabii. İlk başta değişim her zaman zor geliyor insanlara. Geceli kalan bir bakıcının faydaları aslında saymakla bitmez ama bir de baktım ki ben bu faydalardan minimum yararlanıyorum. Ne işten geldikten sonra ne de geceleri Melis’i ona bıraktım; hep bizzat ilgilendim. Sadece potansiyel çözüm olarak Ayşe’nin evimizin bir odasında yatıyor olduğunu bilerek rahat uyudum geceleri.

 Sonra birden düşündüm; Avrupa veya Amerika’da kaç kişi şimdi TR’de olduğu gibi 24 saat servis veren kadınlara evini açıyordur diye…Zannetmiyorum bu kadar yoğun olduğunu hiçbir yerde! Bir iş sabahı işe geç giderken fark ettim ki çocuk bahçesinde oyun oynayan çocukların yanındaki kadınların hepsi ya Gürcü, ya Türkmen, ya da Moldovyalı. Yani benim yaşadığım site ne ilginçtir ki hep gececi kadınlara çocuk bakımını yaptırıyor. Demeye dilim varmıyor ama bir anda ne kadar büyük bir “şımarıklık” içerisinde çocuklarımızı büyüttüğümüzü gördüm.  Ben de yaptım, yapmadım desem yalan olur. Yemeği yiyip kirli tabakları öylece masada bırakarak arkamı dönüp gittiğimi mi yazayım yoksa aylardır evimde çay ve kahvemi hiç kendim yapmadığımı mı yazayım…Kendi evimde bir misafir gibi yaşamanın doğama ters gelmesine rağmen, bu düzen 16 ay sürdü. Birden artık kendi evimin kadını olmaya yeniden başlamak istediğime karar verdim.

 Uzak da olsa hatırlıyorum; kendi yaptığım yemeği yemenin zevki, alşıverişten sonra alınanları kendi düzenime göre yerleştirip sonrasında bulabilmenin rahatlığı…Deneyip göreceğim. Zorlanacağım kesin ama insan zorlansa da kendi olan şeyi daha bir benimsiyor…

Ben buna karar verdim ya, tabii Türk bir bayan bulmak gerekti. İlk randevumu işime yakın olan Carrefour Ümraniye’deki Değirmen Pastanesinde öğle saatinde ayarladım. Bu arada yanımda ne eşim ne annem olduğundan, yakın bir iş arkadaşımdan da gelmesini rica ettim. Yan masada oturup kitap okur gibi yapıp bizi dinleyen arkadaşımla beraber oybirliğiyle Selda’yı çok beğendik. Vatana millete hayırlı olsun, pazartesiden itibaren Melis Selda’ya emanet!

Yorum yazın

Switch to our mobile site