Prima’ya elveda
Bu akşam yemeğimizi yerken 2 haftadır belli aralıklarla duyduğumuz anonsu duyduk. Akan küçük bir şelaleyi andıran şıkırtı sesi ve arkasından: “Ben çişimi yaptım!”
Küçük popoyu sadece Minnie Mouse’lu donlara emanet ettiğimizden beri günde üç dört kez elimizde havlularla yer siliyoruz. Melis tutmaya çalıştığının ilk çeyreğini halılara veya parkeye, geri kalanını da oturağına yapmayı tercih ediyor. Başlangıç için bu da bir şey diyoruz ve moralimizi bozmuyoruz.
Geçen gün “Cemile” kitap serisinden konuyla ilgili kitabı alıp eve gittim. Kitapta yanlışlıkla altına kaçıran Cemile ailesinin ve arkadaşlarının yine kendisine bebek gibi davranacaklarından dolayı çok üzülüyor. Melis’e pozitif etkisi olacağını zannederken bir baktım yanımda kitabı üçüncü kez okutan kızım koltuğun üzerine yapacağını yapmış bile! Niye önceden söylemediğini sorunca,
“Cemile de altına yapıyor, ben de yapıyorum” diye cevap verdi küçük sincap…
Kendimi çok akıllı zannederek bu kitabı bulup eve getirdiğime mi yansam, Melis’in bebekliğinden beri hiç leke yapmamayı başardığımız koltuğun üzerindeki ıslak daireye mi yansam diye düşünürken, bakıcımız Ayşe’den gelen yorumla olay iyice boyut değiştirdi. Biz Melis’in çişini tuvalete yapmayı öğrettiğimizi herkese söylediğimiz için nazar değmiş, o yüzden 1 haftadır sadece donuna yapan kızım şimdi koltuğa yapıyormuş! Kız çocuğu bir haftadır tuvalete yapar da şimdi koltuğa bırakır o zaman nazarı anlarım da sadece üzerine çiş yapacağı tekstilin değişmesi nazarın nasıl göstergesi oluyor bilemedim.
Herşeye rağmen, Melis gece hariç artık bez takmıyor. Herkese de bunu söylemeyi ihmal etmiyor. Abla olduğunu, artık bez takmadığını anlatıyor defalarca. Hatta bugün bahçede oyun oynarken, kendini o kadar büyümüş hissetmiş olacak ki puantiyeli donunu da çıkarıp Ayşe’ye vermiş ve demiş ki:
“Artık buna da ihtiyacım yok!”


supermis.. ihtiyacı yok tabi.. bir de onu kirletiyo.. cok gereksiz.. aradaki parcaları da cıkartıyor ki niagara aksın gitsin
)