Uykusuz geceler
Bu aralar ya ben alim olucam ya eşim alkolik!
Sebebi?
Melis’e tek başına ve kendi yatağında uyumayı öğretmeyi çalışıyoruz.
Aslında Melis gayet güzel kendi yatağında uyuyan bir bebekti. Edebini bizzat bozdum! Eşimin 10 günlüğüne olmadığı bir dönemdi. Geceleri 2-3 kez uyandığı için yatak odasına gidip gelmekten üşendiğimden yatağıma aldım. 10 gün boyunca annesinin kokusunu alarak, ona sarılarak yatmanın keyfine varınca, tabii ki Melis Hanım yatağımdan çıkmaz oldu. Benim de kolayıma geldi açıkçası. Ben yanına yatıp uyurken, o da kendi kendine uyudu. Hiç uğraş vermedim Melis’i uyutmak için. Ama baktım ki itiş tepiş uyumak artık boyun sağlığımı tehdit ediyor ve ben sabahları dayak yemiş gibi uyanıyorum; bu işe bir son vermek gerektiğini anladım.
10 gündür Melis kendi yatağında, ben odasında olmadan uyuyor. Tabii tamamen yok olmuş değilim. Çoğu zaman ben, bazen babası, yatağında ayağa kalktığında bizi göreceği şekilde koridorda oturup bekliyoruz uyumasını. Bu süre bazen 1 saat, bazen 1,5 saati bulduğundan, zamanı efektif geçirmek için ben kitap okuyorum, eşimde elinde bira şişesiyle oturuyor. Bugün kitap keyfime kuruyemiş ve bir kadeh şarabı da ekledim. Gündüz kendimi “Melis uyurken, acaba bu akşam ne okusam?” diye düşünürken buldum. Kitap okumak mazereti ne olursa olsun çok güzel, bana da çok iyi geliyor. Yalnız yine de bazen tahammül sınırlarımı zorluyor Melis’in uyuma seansları.
Asıl sorunu yaratan, biz uyumayı sil baştan öğretirken, bakıcımızın da Melis’i emzikten soğutmak için harekete geçmesi oldu. Birgün Melis’in ısırıp deldiği emziklere tel şehriyeler koyup, emziklerinin kurtlandığını söyleyince, Melis dehşet içinde emzikleri çöpe atmış. O gün bugündür, Melis’i uyutmak daha da zor oldu. Bir kere, her gece sanki hiç duymamışım gibi bana emziklerinin başına gelenleri tekrar tekrar anlatıyor. Sonra da uyurken bunları sayıklamaya devam ediyor. Uyumakta bu kadar zorlanmasının en büyük sebebinin emziklerinden uzak kalmış olduğunu tahmin ediyorum. Bir de annesinden uzak uyumaya çalışmak tuz biber ekti Melis’in uyku sorununun üzerine.
Melis kendi kendine, yatağında ve emziksiz uyumayı öğrenecek elbet. Zor olacak ama bu dönem birgün geride kalacak ve ben dönüp bu yazdıklarımı okuduğumda belki bugünlerde nasıl çaresiz olduğumu bile hatırlamayacağım. Ama geçen on günün bana öğrettiği dersi hiç unutmayacağım: Bir daha, çocuğumun hayatında radikal bir değişiklik yaparken, etraftaki diğer değişkenlerle oynamayacağıma ve oynatmayacağıma söz veriyorum.


Biz de bu aralar benzer şeyler yaşıyoruz. Alp neredeyse 6 yaşında, kendi odasında kendi yatağında sabaha dek deliksiz uyurken son birkaç gündür sabaha karşı yanımıza geliyor ve koynumuzda yatıyor.
Çocuklarda dönem dönem bazı korkular olabiliyormuş, böyle birşeydir belki deyip üzerinde durmuyorum şu an ama sonuç aynı, beyefendi 2 dakikada tekrar eski uykusuna dalabiliyor ama biz yetişkinler sabah 4′te uyandıktan sonra o kadar da kolay dalamıyoruz ve tam dalmışken saat çalıveriyor, sonuç : uykusuzluk.
Diyeceğim şu, annelerin ööle sabaha kadar deliksiz uyku uyuma gibi bir lüksü yok.
Zanlediyor musunuz ki bizim annelerimiz/babalarımız deliksiz uyuyor. Hala bizleri ve dertlerimizi düşünüp arada sırada uykusuz kaldıkları oluyor. O yüzden bu olaylara anne-baba olmanın güzel cilveleri deyip gülümseyip geçiyorum
))